Mahmud Şevket Paşa günlüklerini yayınladınız. Bu kitabın 1965’te Hayat Mecmuası’nda yayınlanan günlüklerden farkı ne? Neden tekrar basma ihtiyacı duydunuz?
Mahmud Şevket Paşa’nın hatıraları aslında Türkiye’deki belge sahtekârlığının çok güzel bir örneğidir. Hayat Mecmuası’nda yayımlandığı vakit orijinal metinden tek bir sayfa dahi koymamışlardı. Orijinal metin bana gelince fark ettim ki maalesef canına okumuşlar. 5’te 3’ünü yayımlamışlar. Metinde bazı yerlerde sahtekârlık yapıp adamın ağzından tam tersini yazmışlar
Kitapta orijinal metinler yer alıyor. Neden Osmanlıca metinleri günümüz Türkçe’siyle de yayınlamayı düşünmediniz?
Eski Türkçe metin yeni dile çevrilmez. Birçok kelimenin karşılığı yok. Takır tukur bir şey oluyor. Merak eden öğrenip okusun!
Mahmud Şevket Paşa’yı tarihi bir kişilik olarak önemli kılan ne?
Öncelikle imparatorluğun sadrazamı, yani başbakanı olması... Görevi başında suikasta uğrayan tek sadrazamdır. Ayrıca günlük tutan tek sadrazamdır. Osmanlı’nın en dağdağalı döneminde işbaşına gelmiştir. Bu günlükleri okuyunca Balkan Savaşı’nın getirdiği zorlukları çok daha iyi anlıyoruz. Günlüğün en önemli özelliklerinden biri o dönemde devlete hâkim olan düşünceyi ve çaresizliği tam olarak göstermesi... Beni en çok şaşırtan şey yabancı elçilere bu derece mahkûm olduğumuzu görmek oldu. Paşa sabah kalkıyor, önce yabancı elçileri dolaşıyor. İngiliz’e gidiyor, Fransız’a gidiyor, Rus’a gidiyor... Bir devlet için çok ayıp ama başka çaresi yok adamın...
Kaynak: Habertürk Murat Bardakçı